Son Dönemeç..
Evet artık sona
yaklaştık. Marmara Üniversitesi maceramızın son demlerini yaşıyoruz diyebiliriz.
Göz açıp kapamaya fırsat bile bulamadan geçmiş dile kolay dört sene. Beni en çok
üzen öğrencilik hayatımın bitiyor olması. Kendimi bildim bileli öğrenciyim. En
iyi bildiğim iş bu, öğrencilik :) 16 senelik eğitim-öğretimden sonra
hayata atılmak için erken midir? Zaman gösterir. Bana kalırsa geç bile.
Zaten ömrümüz düşe kalka bişeyler öğrenerek geçmiyor mu? Küçükken dizlerimiz
kanardı, şimdi de yüreğimiz. Yani okumakla öğrenilmiyor hayat. Kapanan yaraların
kabuklarından ders çıkarıyoruz. Bunu farkettim. Fark ettikten sonra da boşuna
okuyormuşum gibi gelmeye başladı. Yalandan süslenmiş birkaç kağıt parçası için
geçip giden yıllarıma acımaya başladım. Hiçbirşey öğrenmedik mi? Öğrendik tabi.
Gerekli gereksiz onca bilgi. Çoğu ömrün boyunca dönüp bir kez bile hatırlamak
gereği duymayacağın bilgi yığını.
Acıdık geçip giden zamana. Hal böyle oluncada kendimizi
avutacak bişeyler aradık. Dostlarımızla avunduk. Yeri geldi sevenlerimizle,
sevdiklerimizle avunduk. Hep bulduk o boşluğu dolduracak bişeyler. Ama şimdiye
kadar keşke dediğim bişey olmadı ufak tefek hatalarım dışında. Yaptığım hiçbir
şeyden, aldığım hiçbir karardan pişman değilim.
Herşeye rağmen güzeldi öğrencilik. Öğrenci olmak farklı
birşey. Öğrenciysen eğer; yolda, okulda, kafeteryada, sinemada, tatilde heryerde
öğrencisindir. Başka mesleklere benzemez öyle. Öyle mimar pasosu yoktur öğrenci
pasosu gibi. Yada ne bileyim sinemada ressam indirimi yoktur öğrenci indirimi
gibi. Güzeldir. Tadından yenilesi farklı bir yaşam biçimidir. Kendisiniz çok ama
çok özletecek olandır.. |
|
|
|
|